Markalar Için Kutuplaştırılmış Tüketiciler

Markanın tüketiciler gözünde ayrıştırmasının, kutuplaştırmanın, sizin satışlarınızı etkileyeceğini ve bunun bir strateji olduğunu söylesem ne dersiniz. Evet yanlış duymadınız markanın “ya çok sevilen ya da nefret edilen” bir pozisyonda olması satışlarınızı arttırmak için yeni stratejik yaklaşımlardan biri.

Kraft 2011 yılında, tüketicilerin gözünde bölünme etkisi yaratan bir reklam kampanyası başlattı. Kampanyada toplum tarafından çok sevilen ve çok nefret edilen ünlülere yer verdi. Reklam kampanyasında “bu ürünü denemektense ayakkabımı yalarım daha iyi” diyordu. Ürünün marka müdür Sara Braun durumu şöyle açıklamıştı: “bu ürünümüz insanları kutuplaştırıcı bir ürün. Biz de bu gerçeği sahiplenmeye çalışıyoruz”. Strateji işe yaradı ve kampanya süresince ürünle ilgili sosyal medyadaki etkileşim %631 artarken, satışlarda yakalanan artış yaklaşık %14 oldu.

Buna benzer en kutuplaştırıcı markalar araştırmasında McDonald’s (%33 sevilen, %29 nefret edilen), Starbucks (%30 sevilen, %23 nefret edilen), CocaCola (%50 sevilen, %11 nefret edilen) markalar olarak öne çıkmıştır.

Bu yeni stratejiyi benimseyen bazı markalar ürünlerden nefret eden tüketicilerin sayısını arttırarak satışlarında patlama yaşamaya başlamışlardır.

Kutuplaştırıcı etkiden yararlanmak için şu üç stratejiyi göz önünde bulundurabilirsiniz: Markadan nefret edenlerin sakinleştirilmesi / Markadan nefret edenlerin kışkırtılması / Kutuplaştırıcı davranışları kuvvetlendirmek.

Bu stratejiyi uygulayan en son kışkırtıcı reklam örneği Defacto gösterebiliriz. Mağazada alışveriş yapan çiftten bayanın durduk yere adama çanta fırlatması reklamı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *