msgbartop
Yazılım ve Teknolojiyle geçen dijital yaşamım
msgbarbottom

01 Mar 12 Android uygulamaları SD karta taşıma

Malum android li teefonlarda default installation location ı telefonun dahili hafızası. Her ne kadar bazı uygulamaları yükledikten sonra  Sd karta taşınabilsede bazı uygulamaları android taşımaya izin vermemekte.Ve bu durum zamanla telefonunuzu kullanamamanıza neden olmakta. “Yetersiz hafıza” uyarılara alarak sıkıcı duruma gelen bu durumdan aşağıdaki yöntemleri uygulayarak kurtulabilirsiniz.

Adım adım şunları uygulayacaksınız:

1. Android sdk yı bilgisayarınıza yükleyeceksiniz. indirmek için tıklayınız.

2. Telefonu bilgisayara bağlıyoruz.

3. HTC Sync ı yüklüyoruz. Yükleme sırasında Menu > Settings > Applications > Development > Check USB Debugging ı tıklı olması lazım.

4. Komut satırını açıp (Start > cmd)  sdk nın yüklediği dosya konumunu yazıyoruz.

Burada aşağıdaki gibi bir hata alıyorsanız dosya konumunu değiştirmeniz gerekecek.

Yeni dosya konumu şu şekilde olacaktır:

5. Bundan sonraki adımda şunları yapacağız.

ve işlem tamam. Artık telefonunuzda yüklü olan uygulamaları Sd kartınıza taşıyabilirsiniz.

02 Şub 12 Görünen başarısızlık kılavuz istemez.

Sad man siting on a bench

ERP projesi başarı ile tamamlanmadı çünkü …

- Yönetim işin arkasında durmadı

- Alışkanlıkları yenemedik

- Yolun yarısında ekip değişti

- Seçilen yazılım hatalıydı

vs … vs …

ERP projeleri bir çok proje gibi doğru yönlendirilmesi ve yönetilmesi gereken bir çalışmadır. İçinde çok sayıda aksiyon, yapılması gereken iş vardır.

Yukarıda yazılanlar bence birer gerekçe değil birer bahanedir. Çoğu kez projenin başarılı olamayacağı 5 dakikalık bir inceleme ile ortaya çıkartılabilir. Hadi 5 dakika olmasında da 1 gün olsun !

Mantıklı bir inceleme ve günün sonunda mevcut koşullar altında ERP projesinin başına ne geleceği bence belli olabilir ama bunu yapacak olanların kabul etmesi ve doğru aksiyonları izlemeleri vakit alır. İşte bu süreç projeyi başarısız sonuna doğru sürükler.

image source: http://www.socialsecurityinsider.com/wp-content/uploads/istock_000007981541xsmall.jpg

 

03 Oca 12 Online Araştır, Offline Satın al (ROBO)

İnternet mecrasının bu kadar hızlı gelişeceği ve hayatımızda bu denli  yer edineceği bundan beş altı sene önce kimse tahmin edemezdi. İnternetin popülaritesini bu kadar fazla olmadığı dönemlerde, bu sanal dünyayı benimsememiş ve hayatlarına bu nebze sokmamış bireylerin ellerinde akıllı telefonlar görmemiz artık bizi pek şaşırtmamakta.  Ekmek, su gibi hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan internet öyle bir boyuta geldi ki, önce çok sevdiğimiz klasik haberleşme aracımız mektupları ortadan kaldırdı, sonra insanları kendi sanal dünyasına çekerek gerçek dünyadan soyutladı, sonra da kendi egomanyasını yarattı.

Web 2.0 la internet artık toplumsal hareketlenmelerin, sektörel trendlerin ve yeni ürün tasarımında ar-ge departmanlarının en önemli kaynağı oldu. Web 2.0 la değişimi çok ciddi olan bu bilgisayar ağının, Web 3.0 geleceği nokta daha uçlarda olacağı aşikardır.

Internetin farkında olmasak ta dünya insanlarında yaptığı önemli bir değişim ise klasik satın alma  yaklaşımımızdır. Klasik satın alma yaklaşımıyla bir ürün veya hizmet satın alırken, dükkan dükkan dolaşır, belki o konuda deneyim sahibi veya uzman birine danışır, ve ürünü satın alırdık. Ama özellikle 2010 yılından bu yana bu yaklaşım yerini artık Online-Araştır-Offline-Satınal (Research Online Buy Offline) yaklaşımına bırakmıştır.

Online olarak bir ürün veya hizmeti araştırma biz tüketiciler arasında oturmakta olan bir olgudur. Acaba tüketicileri online olarak bir ürün veya hizmeti satın almadan önce online araştırmaya iten olgu nedir? İlginç olan şu ki, online mecra diye adlandıracağımız internetin sadece kendi başına tüketicilerin bir ürünü online olarak araştırmaya iten en önemli bir etken olmadığıdır.

Yapılan bir araştırmaya göre, insanların % 93 ü internet başında vakit geçirmekte, %35 i internet üzerinden olağan aramalarını yapmakta, %58 i de internette yaptığı araştırmaların sonucunda bir ürünü satın almaktadır.

RAMA tarafından yapılan bir ankette, tüketiciler bir ürün almadan önce online araştırmaya iten etkinin geleneksel pazarlama araçlarından geldiği tespit edilmiştir.Tüketiciler, makalelerden (%43,7), televizyonlardan (%42,8), gazetelerden (%42,3) ve magazinlerden (%47,2) görsel olarak gözlemledikleri konu veya ürünlerle ilgili online olarak araştırmaya yöneldiği gözlemlenmiştir. Erkekler yüz yüze satışa göre online araştırmaya daha yatkınken (%36,1 ‘e %29,5),  bayanların da kuponlar (%41,8 ‘e %29) ve mağaza promosyonlarına (%29 ‘a %24,5) daha yatkın olduğu tespit edilmiştir.

İnsanlar web i hangi ürünü nereden almadan önce web kaynaklarını kullanmaktadır. Ankete göre, yetişkinlerin %92,5 i, bir ürünü almadan önce online araştırttıktan sonra mağazadan aldıkları sonucu çıkmıştır. Elektronik (%50,8), elbise (%31,9) ve ev aletleri (%27,0) online araştırılıp mağazadan alınan ürünlerdendir.  Erkekler otomobil ürünleri için online araştırma yapmaları (%20,0 ‘e %10,2), kadınların dekoratif ürün araştırmalarına göre (%18,9 ‘a %11,6) iki kat daha fazla.

Tüketici online araştırma yapmakla da kalmıyor, araştırma sonuçlarını diğer tüketicilerle yüz yüze (%68,9), emaille (%53,1), telefonlar (%50,9) ve cep telefonları ile (%30) ile paylaşmaktadırlar. Yaşları 18-24 arasındaki genç yetişkinler yeni medya akımının avantajlarını facebook v.b. platformlarda (%20,6), sms lerle (%23,7) ve chatleşerek (%37,5) ürün ve servisler hakkında paylaşımlarda bulunarak kullanmakta.

Bu anlamda, ürün veya hizmet satan/sunan kurumların internetin satış öncesi ve sonrası faaliyetlerdeki öneminin farkına vararak iş süreçlerini revize etmeleri, stratejik ve taktiksel kararları bu doğrultuda vermeleri gerekmektedir. İnternet sürekli izlenmeli, takip edilmeli ve kendisine büyümeyi hedef haline getirmiş kurumların PR departmanlarında Online Pazarlama ve iletişim çalışmalarına önem vermeleri gerekmektedir. İnternet dünyasında geç kalınmış bir politika/adım, rakipleriniz dokunmatik cep telefonlarını satışa sunarken sizin, tuşlu telefon geliştirsek mi acaba, noktasında takılmanızdan öteye geçmez.

Saygılar sunar güvenli ve teknolojik günler dilerim,

Salih BAL

kaynaklar:
http://www.nrf.com/modules.php?name=News&op=viewlive&sp_id=229
http://googleretail.blogspot.com/2010/11/online-is-key-during-holiday-season.html

29 Ara 11 XD01 VD01 arasındaki fark

VD01 – Müşteri ana verileri yarat – satış ve dağıtım alanı
XD01 – Müşteri ana verileri yarat – tümü

Eğer XD01 ile bir customer oluşturursanız, Finans ve kontrol dahil tüm temel işlemlerle de verileri girebilir ve kullanabilirsiniz.

VD01 ile customer oluşturusanız, sadece satışla ilgili veri girişi yapabilir ve görüntüleyebilirsiniz. Yani finansla ilgili verilere ulaşamazsınız.

Buradaki amaç; Bazı kullanıcıların finans departmanı ile ilgili bazı verileri görüntüleme kısıtını oluşturmak içindir. Genellikle SAP uygulamalarında, finans çalışanları finansal verileri FD01 ile yapılandırmakta, satış çalışanları ise satış ile ilgili verileri güncellemek için VD01 i kullanmaktadır.

 

26 Ara 11 Başarılı yazılıma ulaşmak için uygulanması önerilen temel prensipler

Başarılı yazılıma ulaşmak için uygulanması önerilen temel prensipler

  • Açık Kapalı Prensibi (Open Closed Principle)

    Yazılmış bir modülün genişlemeye açık ama değişikliğe kapalı olması gerekliliğini vurgular. Yani yazılan kod üzerine bir eklenti yapılmak istendiğinde önceden yazılmış kodlarda değişiklik gerekliliği olmamalıdır. Gerekli eklentiler sadece eklenti için gereken yeni özelliğin kodlanması ile sonuçlanmalıdır.

  • Liskov Ayrışabilme Prensibi (Liskov Substitution Principle)

    “Türemiş sınıflar, türedikleri temel sınıfların yerini herhangi bir problem çıkmadan alabilmelidir.” prensibidir. Yani temel sınıftan yaratılmış bir nesneyi kullanan bir fonksiyon, temel sınıf yerine bu temel sınıftan türemiş bir sınıftan yaratılmış bir nesneyi de aynı yerde kullanabilmelidir.

  • Bağımlılığın Azaltılması Prensibi (Dependency Inversion Principle)

    Kullanıcı ile sınıflar arasındaki ilişkinin olabildiğince soyutlanmış yapılar üzerinden yapılmasını  önerir. Yani tasarımda ilişkilerin gerçek sınıflardan türemiş nesneler ile değil, ilgili arayüzler(interface) ve soyut sınıflar kullanılarak gerçeklenmesi gerekir.

  • Tek Sorumluluk Prensibi (Single Responsibility Principle)

    “Bir sınıf sadece tek bir sorumluluğu yerine getirmelidir ve yerine getirdiği sorumluluğu iyi yapmalıdır.” prensibidir. Her sınıf sadece kendisi ile ilgili tek bir sorumluluğu yerine getirir. Her sınıfın sorumluluğu farklı olduğu zaman, değişmesi için tek bir sebep olur,o da ihtiyaçların değişmesidir. Sınıfların birden fazla sorumluluğunun olması bağımlılığın artmasına neden olur.

  • Arayüz Ayırma Prensibi (Interface Segregation Principle)

    Kullanılacak methodların ve özelliklerin gruplandırılarak her biri ayrı işlevi tanımlayan farklı arayüzlere bölünmesini savunur. Sonuç olarak, bir sınıfın kullanmadığı method ve özellikler programın içeriğine alınmamış olur.

26 Ara 11 Yazılımın başarısız olarak değerlendirilmesine yol açan faktörler

Yazılımın başarısız olarak değerlendirilmesine yol açan faktörler

  • Genişlemeye kapalı olmak (Rigidity)Yazılım üzerinde küçük bir eklentinin yapılması sırasında bile birden fazla sayıda problem çıkar. Çoğu değişiklik veya eklenti birçok modülde zincirleme değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılar. Böyle bir yazılımda yapılacak değişiklikler için gereken süreyi hesaplamak zordur. Bazı durumlarda yapılması istenen değişikliğin yapılmamasına karar verilebilir. Bu problemin esas sebebi de birbirinden yeterince ayrıştırılmamış modüllerin oluşturulmasıdır.
  • Kırılganlık (Fragility)Kırılganlık, genişlemeye kapalı olma problemi ile iç içedir. Küçük bir değişiklik zincirleme değişiklik gereksinimlerini doğurur. Bu zincirleme değişikliklerinin gerekliliği yazılım geliştiricilerin yazılım üzerindeki kontrollerinin kaybolmasına yol açar.
  • Taşınamazlık, tekrar kullanılamama (Immobility)Yazılım ürünlerinin tekrar kullanılamayacak biçimde tasarlanması problemidir. Birbirlerine çok benzeyen modüllerin bile tekrar yazılması gerekir. Kopyala-yapıştır işlemi çok sık kullanılır. Bu problemin ortaya çıkmasındaki ana sebep hazırlanmış olan bir modülün aslında birden fazla küçük modüller şeklinde hazırlanmış olması gerekliliğidir.
  • Akışkanlığın az olması (Viscosity)Bir değişiklik isteğinin karşılanması için birden fazla çözüm yöntemi ortaya çıkabilir. Bazı yöntemler tasarımın, bazıları ise; önceden yazılmış olan kaynak kodun değişmesini önerir. İyi tasarlanmış yazılım ürünlerinde değişikliklerin orjinal tasarımı değiştirmeden yapılabilmesi daha kolaydır.

image source: http://www-cs-faculty.stanford.edu/~eroberts/cs181/projects/2010-11/Licensure/wp-content/uploads/2011/05/binary-.jpg
source: http://www.bidb.itu.edu.tr/?d=369

24 Ara 11 SAP R/3

SAP R/3

1972 yılında beş eski IBM çalışanı ( Dietmar Hopp, Hans Werner Hector, Hasso Plattner, Klaus Tschira, Claus Wellenreuther ) tarafından Almanya’nın Mannheim kentinde SAP firmasi kuruldu. SAP Firmasi kurulmasından bir yil kadar sonra SAP R/1 FI – Mali Muhasebe (Financial Accounting) ile piyasaya sürüldü. (R: Real-time data processing – Gerçek zamanli Veri İşleme). 1980 ‘li yillarda SAP Merkezi Almanyada Walldorf kentine taşındı. Kurulumundan 10 yil sonra, yani 1982 yilinda R/2′nin geliştirildi ve pazara sunuldu. Gerçek zamanlı veri işleme özelliği olan SAP birçok kurum tarafından kullanılmaya başlandı. SAP mükemmel tasarlanmış, hatasız ve güçlü bir ERP yazılımı olarak dünyayada tanındı. R/2 birçok dili ve para birimini destekliyordu.

1988 li yıllarda Italya, Danimarka, İşveç ,USA vs SAP Şubeleri kurulmaya başladı.
R/2′nin ardından, 1992 yilinda R/3 geliştirildi ve pazara sunuldu. SAP R/3′deki “R” gerçek zamanlı (“Realtime”) veri işleme özelliğini, 3 ise veritabanı,
uygulama sunucusu ve istemciden oluşan üç seviyeli uygulama mimarisini simgeliyordu. SAP, 1996 yilinda endüstriye özel çözümlere üreterek dünyada SAP ERP kullanan binlerce mennun müşteriye ulaştı. 2000 yillinda XML tabanli e-uygulamalar ve portal teknolojileri geliştirildi. 2001 yilinda SAP Turkey kuruldu ve Türkiyede hizmet verilmeye başlandı.

Dünyada 15 milyon üzerinde kullanıcı ,150.000 üzerinde kurulumu, 1500 kayıtli SAP iş ortağı, 30 farklı iş çözümü bünyesinde barındıran SAP 120 ülkede pazar sahibidir. Türkiye’de en büyük 500 şirketten 200’den fazlası SAP kullanmakta olup, Türkiyede yaklasik 30 bin kullanıcısı bulunan SAP, ERP pazarında dünyada olduğu gibi Türkiyede de lider konumdadir. SAP bugün 50.000 üzerinde çalişani , 50 den fazla ülkede iş istihdami gerçekleştirmektedir. SAP, Frankfurt ve New York borsası dahil olmak üzere çeşitli borsalarda SAP sembolü ile kote edilmektedir.

Sap/R3, Oracle ,Microsoft SQL Server, Informix gibi piyasada en güçlü ilişkisel veritabanı yönetimi sistemleri RDBMS(Relational Database Management System) tarafından desteklenir. SAP R/3 kendi içinde EDI(Electronic Data Interchange), Ofis yazilimlarini destekleyen arayüzü vardir.

SAP R/3 kurumlar, ayrık işleyen birimler arası entegrasyonu sağlayarak katma değeri en yüksek iş yönetimi, iş uygulaması ve etkin yöntem seçimlerini sağlar. SAP piyasadaki en iyi ERP çözümünü sunarak şirketlerin finans kurumsal yönetim, insan kaynaklari, üretim, tedarik, dağıtım vs tam anlamıyla yönetimini ve ciddi optimizasyonununu sağlar.

SAP Küçük ve orta ölçekli isletmelerden global sirkettelere kadar her büyülükteki isletmelerin taleplerini karşılamak üzere dizayn edilmis olup her gün daha da zorlaşan rekabet ortamında, isletmeler icin buyuk avantaj tasimaktadir. Fortune 500 listesindeki en büyük firmalara ERP çözümü sağlaması yanında SAP müşterilerinin yarısından fazlasını küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. SAP ve ERP dünya pazarında eşanlamda kullanilmaktadir. Farklı sektörler , farkli çözümlere ihtiyaç duymaları SAP’nin hastaneler, bankalar, ticaret firmalari gibi farklı endustri alanlari içinde 25 üzerinde özel çözümler sunmaktadır.

SAP R/3 ile işletmenizi tam anlamıyla kontrol altına alarak en üst seviyede verim elde edebilir , gerçek zamanlı milyonlarca hatasız veriye ulaşabilirsiniz.

SAP R/3 aşağıda belirtilen Modülleri kapsamakta olup, SAP tarafindan geliştirilen diğer ürünler – APO (Advanced Planner and Optimizer)- BW (Business Information Warehouse)- CRM (Customer Relationship Management)- SRM (Supplier Relationship Management) vs olarak özetlenebilir.

FI – Mali Muhasebe (Financial Accounting)

CO – Maliyet Muhasebesi ve Kontrol (Controlling)

TR – Nakit Yönetimi (Treasury)

IM – Yatırım Yönetimi (Investment Management)

PP – Üretim Planlama (Production Planning)

MM – Malzeme Yönetimi (Materials Management)

SD – Satış ve Dağıtım (Sales and Distribution)

QM – Kalite Yönetimi (Quality Management)

WM – Depo Yönetimi (Warehouse Management)

PM – Bakım ve Onarım (Plant Maintenance)

CS – Müşteri Servisi (Customer Service)

PS – Proje Yönetimi (Project System)

HR – İnsan Kaynakları (Human Resources)

SAP R/3 tüm programları Nesne Tabanli Programlı programlama dili olan Abap ile geliştirilmiş olup, üç katmanlı bir yapiya sahiptir. ( Database, Application, Presentation katmanları) Bu katmanlar tek veya ayrı sunucular üzerinde çalıştırılabilir..

Veritabanı Katmanı ( Database Layer ) :

Veritabanı katmanında merkezi (ortak) bir veritabani sisteminde tüm dataları içinde bulundurur. Database katmanı iki temel bileşenden oluşur bunlar Veritabanı Yönetim Sistemi (Database Management System ) ve Veritabanın kendisidir.

SAP kendi veritabanini üretmez ancak pazarda var olan birçok veritabanı sağlayıcı firma ile ortak çalişarak, veritabaninin tüm fonksiyonlarını kullanır. (Örneğin: Informix, Microsoft SQL Server, Oracle , DB2 vs )

SAP varolan tüm bilgileri veritabanında saklanmaktadır, tüm yazilan abap kodlari, iş uygulamalari, sistem uyarlamaları, function moduller, kullanici ekranlar vs.

Uygulama Katmanı (Application Layer ) :

Abap kodlarıyla yazilmiş programlar bu katmanda yer alir. Database katmanından alınan program kodları uygulamalar bu katmanda işletilirken, dataların yönetilmesi ve işlenmesi database katmanında gerçekleşmektedir ve yine database katmanından alınan veriler bu katman aracılığıyla sunum katmanına aktarılır.

Uygulama katmanı ana modul programların ve oluşturulmuş programların çaliştirilmasinin ek olarak, veritabanı işlem yükünü paylaştırma, veritabani açılıp kapatilmasi, veritabani ile doğrudan haberleşme, SAP farklı sunuculara haber iletiminin sağlanmasi gibi görevleride vardir.

Sunum Katmanı (Presantation Layer ) :

Bu katman GUI (Graphical User Interface) olarak da isimlendirilir. Sunum katmani veritabanından alınan verilerin görüntülenmesi , kullanıcı etkileşimini SAP GUI aracılığıyla sağlar. Sunum katmanı, uygulama katmanında (Application layer ), yer alan programların yürütülmesi için tetikleyici ve alici görev üstlenmektedir.

Herbir SAP kullanıcısı için yeni bir session ( oturum ) yaratılır kullanıcı talepleri uygulama katmanında veritabani iletişim koduna dönüştürülür ve kullanıcıyla veritabanı iletişimi sağlanır.

SAP ile iletişim sağlayan Web tabanlı geliştirmeler, RFC ile bağlantı sağlayan uygulamalar, SAP web servis vb entegre çalişan tüm sistemler SAP GUI gibi sunum katmanında yer alirlar. Sunum katmanından uygulama katmanına gönderilen datalar ,uygulama katmanından veritabanı katmanıyla iletişim sağlayarak , datanin sunum katmanından database katmanına işlenerek taşınması veya gerektiğinde tekrar sunum katmanına gönderilmesi sağlanır.

kaynak: http://erpakademi.blogspot.com/2009/02/sap-r3-1972-ylnda-bes-eski-ibm-calsan.html

03 Ara 11 E-ticaret için kritik bilgi ve tavsiyeler

Alışveriş sepetinizle ilgili yapacağınız geliştirmeler, ziyaretçilerinizi müşterilere dönüştürme konusunda size önemli bir avantaj sağlayabilir. Satın alma adımlarının kısaltılması ve bu sayfalara değer katılmasına ilişkin önerilerimizi inceleyebilirsiniz.

1. Ürünlerin küçük resimlerini ekleme

Ziyaretçiler bir çok ürünü gezip sepetlerine attıktan sonra, son aşamada neyi sepete attıklarını unutmuş olabilirler. Müşteriler, ürünleri isimlerinden çok, resimleri ile hatırlama eğilimindedirler. Bu yüzden alışveriş sepetinde ürünün küçük bir resminin yer alması alışverişi daha çekici kılacaktır.

2. Bedava kargoya X TL kaldı

’Belirli bir üst limitin geçilmesi durumunda, “Bedava Kargo”’ kampanyalarının satışları artırdığı gözlemlenmiştir. Burada kısaca “X Lira daha harcarsanız kargo ücreti ödemeyeceksiniz” mesajı verilmelidir. Müşterinin geçmiş alışverişleri sistem tarafından değerlendirilerek, kalan tutara uygun ve doğru ürünler bu alanda önerilebilir.

3. Bir alana bir bedava

Eğer sepetteki bir üründen belirli miktar daha alındığında, herhangi bir avantaj sunuluyorsa, bu bilgi alışveriş sepeti içerisinde mutlaka gösterilmelidir. “Bu üründen bir tane daha alırsanız 3. ürün bedava” gibi.

4. Kargo fiyatının ayrı gösterimi

Müşterilerinize, mümkünse, ilk ödeme adımında kargo fiyatını göstermelisiniz.

5. Teslimat süresini belirtin

Belirli bir gün veremeseniz bile, gün aralığı vererek ürünlerin ne kadar sürede teslim edileceğini belirtmenizde fayda vardır.

6. Alternatif kargo sunumu

Sadece bir kargo firması ile çalışmak yerine, alternatif sunmaya çalışmalısınız. Bir ürün için “A KURYE ile gönderilirse X TL, B Kurye ile gönderilirse Y TL, Normal Posta ile gönderilirse Z TL” gibi alternatif gönderimleri sunmanız tüketiciyi size yakınlaştıracaktır.

7. Çapraz satış

Alışveriş sepetindeki ürünlere göre kişinin alabileceği tamamlayıcı ürünleri önerebilirsiniz. Bunun için, müşterinin üye kartında sakladığınız verileri analiz edebilirsiniz.

8. Daha uygununu önermek

Müşterinin alışveriş sepetindeki ürün yerine daha uygun koşullarda, bu müşteri ile daha ilintili olan başka bir ürünü önerebilir, kişinin ihtiyacını karşılayacağını düşündüğünüz doğru ürüne yönlendirme yapabilirsiniz. Bunun için müşteriyi çok iyi tanıyor olmalısınız.

9. Ürün sayfasına bağlantı verin

Müşteri sepetteki bir ürünün belirli özelliklerini unutmuş ya da tekrar gözden geçirmek istiyor olabilir. Mümkün olduğunca sepetindeki ürünlerin sayfalarına erişimi kolaylaştırın.

10. Özellik karşılaştırma

Müşterinin birden fazla ürünün özelliklerini karşılaştırması sağlanmalıdır. Bunu yaparken alışveriş sepetini detaya boğmadan dışarıya bağlantı vererek yapma daha doğru olacaktır. Karmaşık ödeme adımlarının, bu sayfalardan çıkış oranını artıracağını unutmamalısınız.

11. Sepet adımlarını gösterme

Müşterilere alışverişin hangi aşamasında olduklarını göstermelisiniz. Bunu sadece sayfa üstündeki bir grafikle bile yapabilirsiniz. Müşteri, bu adımlar arasında kolayca geçiş sağlayabilmelidir.

12. Butonlar

Sitenizdeki “Sepete At”, “Alışverişi Tamamla” gibi butonların, olabildiğince site tasarımına uygun, ama biraz daha büyük ve fark edilir olmasını sağlamalısınız.. Google Analytics yardımı ile ilgili sayfalar devamlı takip edilmeli, optimize edilmelidir.

13. “Sepeti Göster” opsiyonu

Bir çok sitede müşterinin istediği anda sepetini görebileceği bir bağlantı sürekli gösterilmektedir. Böylece müşteri, hem bütçesini hem de alışverişini rahatlıkla yönetebilmektedir.

14. “Hemen Al” opsiyonu

Bazı müşteriler, üyelik benzeri süreçlerle vakit kaybetmemek için hızlı bir sipariş sistemi tercih etmektedir.

15. Almadan gidene mesaj gönderin

Son anda sepetini iptal eden potansiyel müşterilere çeşitli avantajlar sunan mesajlar göndermek, iptal anında pop-up pencere ile ekstra bir şeyler sunmak işe yarayabilir. Sitenin müşteri ile devamlı etkileşim halinde olması satışları artıracaktır.

16. Stoğunuzu gösterin

Müşteri ilgili üründen elinizde kaç tane olduğunu veya kaç tane satılıp kaç tane kaldığını görürse güven duygusu artacaktır.

17. Bunu alanlar bunları da aldı

Eğer müşterinin sepetindeki ürünleri alanların diğer aldıklarını gösterirseniz yeni siparişler gelebilir. Ürünlere ilişkin kullanıcı yorumları da bu sayfada gösterilebilir.

18. Canlı Yardım

Müşterinin anlık sorularına hızlı cevap verebileceğiniz bir anlık mesajlaşma servisi satışları artıracağı gibi, güven duygusu telkin edecektir. Bu servisin gerekliliğine, maliyetini ve getirilerini dikkatle inceleyip hizmet alanınızı da göz önüne alarak karar vermelisiniz.

19. Destek numaraları

Telefon,bilgileriniz ve e-posta adreslerinize kolay ulaşılabilmelidir. Müşterinin bir şikayeti oluşursa sizinle irtibata geçebileceğini bilmesi, alışveriş sepeti verimliliğini artıracaktır.

20. Ödeme alternatiflerinizi erken belirtin

Kredi kartı ya da havale ile ödeme kabul seçeneklerin, kredi kartına göre değişken taksit tablolarınızın müşterilerinize olabildiğince erken gösterilmesi önemlidir.

21. Sepetteki ürünün fiyat değişikliği

Eğer müşteri sepetini önceden hazırlamış ve daha sonra tekrar gelmişse, sepetteki fiyatı değişmiş ürünler konusunda bir uyarı göstermeniz ya da müşteri mağazaya gelmeden e-posta ile bildirmeniz gerekmektedir.

22. “Alışveriş Sepeti”ni saklamalısınız

Müşteriler, istedikleri ürünleri daha sonra almak kaydı ile alışveriş sepeti oluşturabilirler. Bu ürünlere geri dönüp almak istediklerinde, stok ve fiyat güncellemesi yapılması gerekmektedir.

23. Güvenlik ve Gizlilik

Güvenlik politikanız ve gizlilik taahhüdünüz müşterileriniz üzerinde yarattığınız güveni belgelerler. Kişisel bilgilere saygılı olmanız ve art niyetli kullanmamanız çok önemlidir.

24. İade / İptal Politikaları

Müşteriler alışverişi tamamlarken, olası bir hata ya da sorun durumunda ürünü iade etmek veya siparişi iptal etmek isteyebilirler. Bu bilgilerin kolay erişilebilir olması güven duygusunu artıracaktır.

  • Ana sayfanızda “favori ürünleri” nizi öne çıkararak hızlı alışverişi yüreklendirin.
  • Müşterilerinize detaylı arama opsiyonları ile aradıklarına hızlı ulaşmalarını sağlayın.
  • Özel günlerde indirimler ve promosyonlar verin. Örneğin Anneler Günü, Öğretmenler Günü vb.
  • Kişiselleştirme imkanı vererek kişilerin kendilerine ait bir alanları olmasını sağlayın.
  • Hatırlatma, arkadaşlarım veya özel günlerim gibi kullanıcıyı siteye tekrar getirici uygulamalar geliştirin.
  • Hediye opsiyonu ve hediye önerileri ile içeriği zenginleştirin.
  • Yarışmalar düzenleyerek sitenize üye olunması konusunda kullanıcıları yüreklendirin.
  • Düzenli e-postalar ile kullanıcıları yeniliklerden ve yeni ürünler ile kampanyalardan haberdar edin.
  • Özel uygulamalarla sitenizin iyi müşterilerine ekstra indirim veya promosyon uygulamaları sunun.
  • Arada bir anketler düzenleyerek kullanıcıların psikolojilerini, fiziksel durumlarını, ihtiyaç ve isteklerini tespit etmeye çalışın.
  • Interaktif uygulamalarla alışverişi heyecanlı ve eğlenceli bir hale getirin.
  • Kullanıcıları bir topluluk haline getirip bir bütünün parçası oldukları hissini yaratın.
  • Sitenizi destekleyici faaliyetleri olan yan iş kolları ve diğer sitelerle ortaklaşa kampanyalar ve çalışmalar düzenleyin.
  • Süs olsun diye kurulan bir çağrı merkezi değil, mutsuz müşterileri sadık bir müşteriye dönüştürecek bir çağrı merkezini hedefleyin.
  • Sitenizi güncel tutarak ziyaretçilerin siteye ilgilerini kaybetmemelerini sağlayın.
  • kaynak: garanti e-ticaret

    10 Haz 11 Message: A potentially dangerous Request.QueryString value was detected….

    herhangi bir callback işleminde alınan aşağıdaki hatada Page de yapılan  validateRequest=”false” işlemi işe yaramıyorsa webconfig de şu eklemeyi yapmanız yeterli olacaktır.
    <system.web>
    <compilation debug=”true” targetFramework=”4.0″ />
    <httpRuntime requestValidationMode=”2.0″ />
    </system.web>

    Alınan hata:
    Message: A potentially dangerous Request.QueryString value was detected from the client (d=”…tfQmW7n>

     

    09 Haz 11 Codebehind dan div hide show

    Codebehind dan html öğelerine erişip javascript ile işlem yapmak için:

    Eğer sayfada scriptmanager kullanılmamışsa;

    ClientScript.RegisterStartupScript(this.GetType(),"Show","document.getElementById('next').style.display=''",true);

    Sayfada script manager kullanılmışsa;

    ScriptManager.RegisterStartupScript(this,this.GetType(),"Show","document.getElementById('next').style.display=''",true);